🎈 Sahi, biz neden 23 Nisan’ı kutluyorduk?

Çocukken bayramlar sadece tatil demekti belki. Okul yoktu, rengârenk kıyafetler vardı, elimizde küçük bayraklar, cebimizde şeker… Ama büyüdükçe bazı sorular da büyüdü içimizde: “Sahi, biz neden 23 Nisan’ı kutluyorduk?”

Bu tarih sadece bir takvim yaprağı değil. 23 Nisan 1920, karanlığa karşı yakılan bir umut meşalesi, bir milletin yeniden ayağa kalkışıdır. Ankara’da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, işgal altındaki bir ülkenin kaderini kendi elleriyle değiştirmeye karar verişidir. Ve daha da çarpıcısı: Bu özel günü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, çocuklara –geleceğin sahiplerine– armağan etmesidir.

Dünyada bir başka örneği var mı? Bağımsızlık savaşını kazanan bir lider, o zaferin sembol gününü çocuklara emanet ediyor. Çünkü biliyordu: Bir ülkenin geleceği, cezaevlerinde değil; sınıflarında, oyun parklarında, düş kuran gözlerde şekillenecekti.

23 Nisan, sadece bir bayram değil. Bir sorumluluk hatırlatıcısı. Bugünün çocukları için daha adil, daha barışçıl, daha özgür bir dünya kurma sözü. O yüzden bu bayram, sadece neşelenmek değil; aynı zamanda sözümüzü tutmakla ilgilidir.

Bugün çocuklarımızın gözlerinin içine bakalım. Onlara bırakmak istediğimiz dünya nasıl bir yer, bir düşünelim. Ve unutmayalım: 23 Nisan, sadece geçmişe değil, geleceğe de verdiğimiz bir sözdür.

Sahi, biz neden kutluyorduk 23 Nisan’ı?

Çünkü umut hiç bu kadar küçük ellerde bu kadar güçlü görünmemişti.

4.8/5 - (5 votes)

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir