Kariyer, sadece neye başladığınla değil; neyi reddettiğinle de şekillenir.

Profesyonel hayatımın ilk işi tam olarak 5 gün sürdü. Evet, yanlış duymadınız: 5 gün. O dönem nişanlıydım ve beş ay sonra evlenecektim. Maddi baskılar vardı, gelecek kaygısı içimi kurcalıyordu. Ama tüm bunlara rağmen tereddütsüz istifa ettim. Kararım sonrası beni işe alan yöneticiden ağır hakaretler duydum; “bildiğini sanan salaksın” gibi cümlelerle uğurlandım. Ancak yıllar sonra dönüp baktığımda o 5 günün, kariyerimin en değerli kırılma noktalarından biri olduğunu çok daha iyi anlıyorum.

Başlangıç: Sakarya’da Bir Otomotiv Devi ve Görünmeyen Misafirler

Türkiye’nin en önemli otomotiv fabrikalarından birinin lojistik operasyonlarını üstlenen yerel bir firmaya iş görüşmesine çağrıldım. Görüşme Sakarya’daki lojistik operasyon tesisinde yapılacaktı. Mülakat yaklaşık yarım saat gecikmeli başladı. O an için bu yalnızca sıradan bir gecikmeydi ama sonradan öğrendim ki, otomotiv firmasının üst düzey yetkilileri de görüşmeye “ziyaretçi” gibi isimsiz şekilde katılmış. Görüştüğüm kişinin, sektörde soyadıyla anılan ‘Bay Engel’ olduğunu, bölge müdürü olduğunu da işe başladıktan sonra öğrenecektim.

Mülakatta Fark Yaratmak: Dürüstlük ve Gözlem

Görüşme sırasında otomotiv firmasının temsilcilerinden biri bana sade ama dikkatli bir soru yöneltti:

“İlk izleniminiz nedir? Herhangi bir eksiklik gördünüz mü?”

Geçiştirmedim. Samimiyetle şu gözlemimi paylaştım:

“Mülakatın yapılacağı odada, temizlik ve düzenleme son dakikada tamamlanmaya çalışılıyordu. Böyle bir süreç daha sistematik ve planlı ilerlemeli.”

Henüz işe bile alınmadan, sistem ve süreç bakış açımın fark edilmesini sağlayan bu küçük detay aslında ileride yaşayacaklarımın da ilk ipucuydu.

Gerçeklerle Yüzleşme: Konteyner Ofis, Alaylı Yöneticilik

İşe kabul edildim. Ancak ilk günümde çalışacağım yerin, fabrikanın en ücra noktasında yer alan bir konteyner olduğunu öğrendim. İçeride yalnızca iki masa vardı ve sürekli sigara içiliyordu. Fiziksel koşullardan çok daha önemlisi, birlikte çalışacağım ve doğrudan raporlayacağım kişinin alaylı bir lojistikçi olmasıydı.

Tecrübeye elbette saygım var, ama bu örnekte tecrübe, sistematik bilgi ve süreç disiplini ile desteklenmiyordu. Operasyonlar, veriye değil alışkanlıklara göre yönetiliyordu. İlk gün bile bu yapı ile değerlerim arasında ciddi bir çelişki olduğunu hissettim.

10 Dakikalık Farkındalık

Her sabah, otomotiv firmasının modern, geniş ofislerinden konteyner ofise yürümem yaklaşık 10 dakika sürüyordu. Ama bu yürüyüş yalnızca fiziksel değildi. Her adımda, adeta sınıf farkını yaşıyor, sistemin dışında bırakıldığımı hissediyordum. O yürüyüşler sırasında yalnızca konum değiştirmiyordum, aynı zamanda değerlerimle uyuşmayan bir yapının içine doğru ilerliyordum.

Cesaretin Adı: 5. Gün

Beşinci günün sonunda kararımı verdim. Ne yeni bir işim vardı, ne de maddi olarak içim rahattı. Ama iç sesimi dinledim ve istifa ettim. Karşılığında hakaret duydum, küçümsendim. Fakat ruhuma yatırım yaptım.


Çünkü biliyordum: Bir işe sadece başlamak değil, onu neden ve nasıl terk ettiğin de seni tanımlar.

Ve En Önemlisi: Farkındalık

Bu sadece 5 günlük deneyim bana ömürlük bir farkındalık kazandırdı:

Ana sanayide çalışmanın, sürecin merkezinde olmanın, karar mekanizmalarının bir parçası olmanın farkını.

Sanayi şirketleri büyük bir ekosistem ve bu sistemde merkezin parçası olmak ayrıcalıktır.

5/5 - (2 votes)

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir