Hayatın ironisi bazen ders kitaplarında yazmaz, yaşanır. Tüm eğitim hayatım boyunca sadece bir dersten kaldım. Ve o ders, ironik bir şekilde, bugün uzmanlaştığım alan olan Üretim Planlama dersiydi.
Üniversitenin 3. sınıfının ilk dönemindeydim. Dersin akademisyeni, yılların deneyimine sahip Prof. Dr. Serol Bulkan, ilk derste şöyle demişti:
“Bu dersten kalmak istiyorsanız, özel bir gayret göstermeniz gerekir. Ben kolay kolay öğrenci bırakmam.”
Bense bu sözleri ciddiye aldım. İki vizeden de 100 puan almıştım ve final sınavı için oldukça iyimserdim. Ancak sonuçlar açıklandığında, dersten kaldığımı gördüm. Nasıl olmuştu? Final sınavında yanımda oturan arkadaşlarıma fazlasıyla yardımcı olmuştum ve bu yardım “biraz” abartılmıştı.
O an moralim bozuldu ama vazgeçmedim. Bu “başarısızlık” benim için bir dönüm noktası oldu. Bir tür hırs ve hesaplaşma duygusu yarattı. Mezuniyet sonrası başvurduğum ilk ciddi iş, Ülker Ak Gıda İçim Süt tesislerindeki Üretim Planlama Mühendisi pozisyonuydu.
Mülakatta yöneticim bana, “Yeni mezunsun, neden planlama alanı?” diye sordu. Gözlerinin içine bakarak şunu söyledim:
“Tüm eğitim hayatım boyunca sadece bu dersten kaldım. Bu alanda çift dikiş atarak ilerlemek zorundayım, çünkü aramızda bitmemiş bir hesap var.”
O an yaşanan kısa sessizlikten sonra kahkaha yükseldi. Bu anı unutamam ve işe alındım.
Yıllar sonra, bu alandaki tecrübelerim ve yaptığım projelerle önemli başarılara imza attım. SCP ve Loder’in ortaklaşa düzenlediği 10. Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri listesine seçilmek benim için büyük bir gurur oldu. Bu süreçte, SAP PP/DS ve GATP projeleri ile fark yaratan uygulamalar belirleyici oldu.
Bugün geriye dönüp baktığımda, bazen bir başarısızlığın insanı en doğru yola götürdüğünü çok daha iyi anlıyorum. Başarı ve başarısızlık, çoğu zaman aynı madalyonun iki yüzü gibi. Önemli olan, o deneyimden ders alıp ilerleyebilmek.
Siz de kariyer yolunuzda böyle kırılma anları yaşadınız mı? Paylaşmak isterseniz, yorumlarınızı okumak benim için değerli olacaktır.



